AnkaraGaste.com – Ankara'nın İnternet Habercisi
Ankara'nın Farklı Haber Sitesi

Bakan Çavuşoğlu açıkladı: Sonbaharda başlayabilir.

Bu haber 03 Eylül 2018 - 22:44 'de eklendi ve 302 views kez görüntülendi.
Bakan Çavuşoğlu açıkladı: Sonbaharda başlayabilir.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İdlib’teki son duruma ilişkin, “AstanaAnlaşmasının devamı için temaslarımızı sürdürüyoruz” dedi. Bakan Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayarak, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine sonbaharda başlayabileceğini belirtti.

Kaynak: Milliyet

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz’de  Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarının korunması için  gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayarak, Türkiye’nin sondaj faaliyetlerine  sonbaharda başlayabileceğini belirtti.

Çavuşoğlu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı  ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu’nda ortak  basın toplantısı düzenledi.

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama  faaliyetlerine ne zaman başlayacağına ilişkin bir soruya, “Bu bölgede, Doğu  Akdeniz’de Türkiye’nin ekonomik alanı var. KKTC’nin de kıta sahanlığı ve  karasuları var. Biz her ikisinin korunması için KKTC’nin de talebi üzerine  gerekli tedbirleri her zaman aldık ve alıyoruz.” yanıtını verdi.

Bu bölgede daha önce Türkiye’nin bazı sondajların başlamasını da  engellediğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Şimdi biz de platform aldık ve sondajlara  başlayabiliriz. Bunun hazırlığını Enerji Bakanlığımız gayet güzel yapıyor. Hazine  ve Maliye Bakanımız olan Berat Bey özellikle bu platformun alınmasında büyük  gayreti oldu ve gerekli hazırlıkları yaptılar. Sonbaharda böyle bir sondaj  başlayabilir.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sondaj yapabilecek ülkelerin  şirketleriyle Avrupa Birliği (AB) ile ve garantör Yunanistan ile de bu konuyu  görüştüğünü, yarın Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias ile İzmir’de bir  araya geleceğini belirtti.

Kocias ile Kıbrıs meselesi dahil bazı konuları gayriresmi bir şekilde  de zaman zaman görüştüklerini vurgulayan Çavuşoğlu, yarınki görüşmede de bu  konuları ele alacaklarını kaydetti.

Çavuşoğlu, Rum tarafının hem çözüme yanaşmadığını hem de Kıbrıs Türk  halkının haklarını görmezden gelerek tek taraflı faaliyetlerde bulunduğuna  dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunun kendilerine bir faydası yok. Böyle devam ederlerse biz de her  türlü tedbiri alacağız, almaya da devam edeceğiz. Sondajlara da başlayacağız. Biz  de Kıbrıs Türk halkının hakkını, ekonomik çıkarlarını elbette koruyacağız ama  Doğu Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti’nin de hakları var. Bu hakkımızı da elbette  arayacağız ve gereğini de yapacağız.”

“MUTLAKA GÜNDEME GETİRECEĞİZ”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD’nin Suriye Özel  Temsilcisi James Jeffrey’nin Türkiye’de bulunacağı temaslara ilişkin, “Sadece  İdlib meselesi değil, tüm Suriye ile ilgili düşüncelerimizi, Suriye’nin sınır ve  toprak bütünlüğü bakımından siyasi çözüm ve insani yardımları ve de ABD’nin  PKK/YPG’ye verdiği destek ve silahları mutlaka gündeme getireceğiz.” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu öncesinde, BM Genel Sekreterinin  Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un göreve getirilmesinin ardından ve  garantör ülkeler arasında bazı konuların gayri resmi şekilde görüşülmeye  başladığı bir dönemde, KKTC’li mevkidaşıyla Kıbrıs konusunu değerlendirmeye  başladıklarını söyleyen Çavuşoğlu, “KKTC ve Türkiye arasındaki bağları  güçlendirmek için çalışıyoruz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, KKTC’nin uluslararası alanda görünürlüğünü artırmak için de  birlikte çaba sarf ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“En son Türk Konseyi toplantısında KKTC üzerindeki izolasyonların  kalkması için gerekli mesajları verdik. KKTC ve Kıbrıs Türk halkıyla dayanışma  içinde olacağımızı ve haksız izolasyonların kalkması gerektiğini de ortak  bildiriye koyduk. Uluslararası alanda KKTC pasaportunun geçerli olması, KKTC  temsilcilik sayısının artması konusunda da beraber çalışıyoruz.”

İki bakanlık arasında, bilişim teknolojileri ve dijital arşiv  konusunda işbirliği olduğunu belirten Çavuşoğlu, genç diplomatların eğitimi ve  tecrübe paylaşımı konusunda da ortak programlar düzenlendiğine dikkati çekti.

“SONUÇ ALICI BİR MÜZAKERE OLACAKSA BAŞLAMAK LAZIM”

Kıbrıs sürecinin tekrar konuşulduğu bir dönemde, Türk tarafının  mesajlarının gayet net olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Biz her zaman kalıcı, adil  ve siyasi eşitlik üzerine kurulacak bir çözümü savunuyoruz. Gerek Cenevre’de  gerek Crans Montana’da biz KKTC ve Türkiye olarak üzerimize düşeni yaptık. Fakat  çözüm istemeyen Rum tarafı yine bu konferanslarda da aynı tavrı sergiledi.  Elindeki gücü paylaşmak istemeyen, yönetimi paylaşmak istemeyen bir tavır  sergilediler.” ifadelerini kullandı.

Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta neyin nasıl müzakere edileceğini,  tarafların kendi aralarında da ele alması gerektiğini belirterek, “Sonuç alıcı  bir müzakere olacaksa, biraz önce söylediğim kriterler çerçevesinde, ancak o  zaman başlamak lazım. Yani laf olsun diye yine uzun zaman kaybına hiç kimsenin  tahammülü yok. BM Genel Sekreteri ve kadrosu da aynı şekilde düşünüyor.” dedi.

“İDLİB’DE ATEŞKESİN BOZULMASI FELAKET OLUR”

Bakan Çavuşoğlu, İdlib’te ateşkesin sürdürülebilmesi, Astana  anlaşmasının devamı ve rejimin ihlallerini önlemek için Türkiye’nin gerek İran  gerekse Rusya nezdinde temaslarını sürdürdüğünü vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in, geçen hafta Ankara’da olduğunu  hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla beraber Moskova’ya gittik.  Şimdi askerlerimiz arasında, istihbaratlarımız arasında, Dışişleri Bakanlığımız  da katılıyor, bu konuda görüşmeler sürüyor. Nasıl engellenir, nasıl bundan sonra  buralarda adımlar atılır, terör örgütlerine karşı birlikte neler yapılabilir,  bunları konuşuyoruz. Ama her zaman söylediğimiz bir şey var; İdlib’de ateşkesin  bozulması, rejimin saldırması, Suriye ve bu bölge için bir felaket olur. İnsani  bakımdan, güvenlik ve her bakımdan gerçekten tam bir felaket olur.”

İdlib bölgesinin, Astana anlaşmasıyla belirlenen çatışmasızlık  bölgelerinden son kalan bölge olduğunu ve burada 3,5 milyon insanın yaşadığına  dikkati çeken Çavuşoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımız, elbette bu konuları Tahran’da  Cumhurbaşkanı Ruhani ve Başkan Putin ile görüşecek, zirvede bunları ele alacağız.  Ama biz zirve öncesi temaslarımızı sürdürüyoruz, hazırlıklarımızı yapıyoruz ki  buradan sağlıklı bir karar çıksın.” değerlendirmesinde bulundu.

“JEFFREY İLE GÖRÜŞMEDE ABD’NİN PKK/YPG’NİN DESTEĞİNİ DE GÜNDEME GETİRECEĞİZ”

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin Türkiye’ye yapacağı  ziyareti de değerlendiren Çavuşoğlu, “Biz Jeffrey’i tanıyoruz. Daha önce  Ankara’da büyükelçilik yaptı. Türkçeyi de iyi konuşuyor. Kendisinin Suriye Özel  Temsilcisi olarak atanmasını isabetli buluyoruz.” yorumunu yaptı.

Çavuşoğlu, Jeffrey’nin bölgeyi yakından tanıdığının altını çizerek  sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’ye gelip bu konuları bizimle görüşmesi de önemli. Elbette  sadece İdlib meselesi değil, tüm Suriye ile ilgili düşüncelerimizi, Suriye’nin  sınır ve toprak bütünlüğü bakımından siyasi çözüm ve insani yardımları ve de  ABD’nin PKK/YPG’ye verdiği destek ve silahları mutlaka gündeme getireceğiz Ankara  temaslarında.”

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER